Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Berduş

Ne anlatır benim derdimi, Bilemem? Yakın iken sana, böyle uzakta ölemem. Gururumu da astım bir şiire, Keşke beni sevsen. Deli divane berduş bir aşığım. Sana tutuşan bir çıra misali, tütüyor dumanım. Kor olmadan bu adam, Gel de sev be kadın.

Çocuk

Vel hasıl çocuk kalamadık, Büyüdük dünyanın derdine daldık. Birde başımıza aşk diye bir bela aldık. Kalbimiz kırıldı, göz yaşı ile tanıştık. Hep çoğul konuştum, Belki biri çıkarda tutar derdin birinden. Bu zamanda kimse el vermez kırık kalbe.

Savaş

Çok oldu niyet ettim sana, Düşmez gözlerinden başkası aklıma. Bir akşam vakti fısılda mübarek duanı kulaklarıma, Bırakayım bu şairliği bir kenara. Gözümün yaşından ırmaklar akar gönlüne, Saçların salıncak olur gençliğime. Unutuncaya kadar kimliğimi, Senin olur bildiğim ne varsa. Arsa, arsa koca kalbim, İnşa et evini. Gözlerin olur güneşim, Sözlerinde aşk bekleyen sabırsız bir neşeyim. Tebeşir yazmaz kara tahtaya şiir, Ellerim saçlarına ilişir. Mürekkebi yok kalemin, Sen oldukca yazarım bunu da bil. Beyaz kâğıda döküyorsam içimi, Vardır bi bildiğim. Buraların yiğidi de benim, Sana yazdıklarım er meydanın da vezir. Sana yazdıklarım, Senin karşında koca bir ayna, Ela gözlerin gökyüzünü kıskandırır, Sen aynama baktıkça. Doyamam tebessümüne, harflerden yapılmış çiçekler sereyim önüne Yürü bu yolda bir adımın devrim, Ben sana karşı çatışan mazlum bir erim. Savaşı kaybedecek olsam da, Çekinmem gözlerine bakmaktan. Galip sensin muhakkak bu savaş...

Söverim

Yarını varmı ki bu gecenin? Kavuşmaya çıkan bir sabahı? Hasreti bitiren bir akşamı? Nefesimin nefesine karıştığı bir anı? Yorulmam beklemektem. Sigaram sönmeden, Yağmur dinmeden. Seheri sana çıkacaksa zifirin. Aya dost, bu aşka post ulurum ben. Kibir yok tövbe. Övünmem beklemekten. Söverim akrebi geçmeyen yelkovana, Söverim seni beklerken bana gelen ihtiyarlığa.

Kader ve Oyun

Kaderin oyunu, önce mutlu edip, Sonra bu güzel oyunu bozdu. Kederim oldu, acı içime oturdu. Kulaklarda çınlar iken esengül namaleri, Şimdi ızdıraplı inlemeler dinlemeli. Denemek varken saadeti, Ömrü hiç edip, acı çekmekte neyin nesi? Heves et mutluluğa. Kursağın da kalırsa üzülme, kader dersin. Kaderin oyunu kalbine çalımı yersin.

Kuyu

Allah vermesin dert tasa, Şifa olur ömrüme dua. Aslında gönlüm yine düştü dara, Kokun sinmemiş yastığıma. Geceler boyu seni düşündüm, Gurbeti gözümde çok büyüttüm. Bu hasret belimi büktü, Düştüm, düşeceğim. Dipsis kuyuların daimi ziyaretcisiyim, Yalnızlık bu mabete hakim. Konuşak gölgem bile yok, Sakın demeyin bana dur sakin. Şefkim kırıldı tırmanamam yukarı, El ver yanına çıkayım ay ışığım. Yıldızlar da aramasam da ilmi, Yine sevecekmisin ben gibi birini?

Nalan

Sen bir nalan idin benim aklımda, senin için uzandı bir yol en tatlı bağlardan yabani dağlara. İhanet düşmüyor aklından. Böylesi daha hayırlı bak. Sen beni eski kafalı hatırla, çağdaşlık bizde ki yumuşak kavram. Şu yazdıklarım ne saçma geliyor sana merak etme anlayacaksın nalan.

İlk Gece

19 ekim yeniden dünyaya gelişim. Sana sarılıpta uyuduğum gecenin, bitmek bilmeyen özlemi. Ve içimde senin izlerin. Dizlerimin bağı çözülmüş, Kalkıp gelemiyorum yanına. Bunca hasreti nasıl basarım bağrıma? Ahım var bir gün bulursam seni yeniden, Tutupta öpmezsem yüreğinden, Kıyamet kopar içimde. Ben yine yaşatırım seni gönül evimde.

Fayda

Beklemek ne zormuş? Beklediğim kime koşmuş? Gelmeyeceksin anladım ya. İniyorum, yolum yokuş. Kaç gardolap hasret biriktirdim bilinmez? Ayaklarım itsen de senden bir adım öte gitmez. Ne var ki hayalin bile,  Yok gözümün önünde. Ecel selam söyledi, Sen gelmeden uğramayacak. Ne garip canveren gelince, Hayat son bulacak. Belki arayacaksın beni, Gözlerimin rengi solmuş olacak. Gözlerinin yaşı her gün taşacak. Bin aşık beni tanımadan yaşayacak. Yürüyeceksin beni bıraktığın yere, Bulamayaksın aklın çıkacak. Uykuların kaçacak, sen beni kovalayacaksın. Belki bulursun beni bir şiirde. Nasılsa sana yazdım binlerce. Belki bir kitap sayfasında, Okuyacaksın adımı. Islatacak tuz tanecikleri o sayfayı. Fayda etmez, geri gelmeyecek aşığın.

Talih

Başladı bir serüven. Rotayı sen cizdin, Ben yol bilmem, iz bilmem. Masmavi gözlerin de açtım yelkenleri, Hızıma hız katsın aşk yelleri. Ufukta gözükecekmi bir sevda? Dönüp dolaşıp sana varacağım, Talihim varsa. Ya ahın varsa üzerim de? Yakalanırım bir fırtınaya. Öyle bir fırtına ki koparır yüreğimi. Saçların dolanır pusulama, Karıştırırım kuzeyi güneyi. Kayalara çarpar gemim, Dalgalar döver ıssız bedenimi. Ne tarafa kırayım şimdi dümeni? Pusulam göstermiyor gözlerinin güneyini. Sen tut elimden hiç bırakma. Kaybolmaktan korkmam da, Sensiz kalmak eziyet bana.

Şair

Sana yazamadıklarım onlarca şairin hisleri. İsterim ki sana yazmadan oku içimi. Hele sen bi başla okumaya, ben bin satır yazarım içimde. Şiir olur akarım denizlere. Aman vermeden çekip kılıcımı, Döverim kalbinin en sert duvarlarını. Hangi set engeller sana varmamı? Ne uçarım ne kaçarım. Yarılacaksa da ayaklarım altı, Yinede sana koşarım.

Yâren

Derdimi döktüm önüne. Seç, al. Hangisi girer gönlüne? Hangi yaraya merhem olursun söyle, Öyle hazırlanıp geleyim şifali yüreğine. Sen ki benim, ilham perim. En sıcak günde serin gölgeliğim, Açlığım da aşım, Kötü günde sığındığım akıllı başım. Bunca derdime oluyorsun çare, Tut elimden ol yâren. Gözlerinin kuytusunda beklerim. Ben ibadet diye seni bilirim.

Müsade

Güneşi kıskandıran saçların. Gökten mavi tabiattan yeşil, İnci gerdanlık misali gözlerin. Sen cennette bile özlenen bir meleksin. Yüzün güllük gülistan, Gülüşün bir ateş içimi ısıtan. Sen yâr olursan son bulur dert tasa. Konuşsan bir kere şifa bulur tüm hastalar. Hasretin kaç diyar gezdirir? Sana ulaşmak için var olan tüm haritaları, Yolları, patikaları ezberlerim. Ölüm dursa önüme, yâr derim Müsade isterim.